Eygi, türbanla ilgili çok 'ağır' yazdı...
Herkes türban hakkında görüşlerini öyle ya da böyle dile getirdi... Ama başörtüsünün serbest bırakılması hakkında en ağır yazıyı Eygi kaleme aldı...
Milli Gazete yazarı M. Şevket Eygi yazdı: 'TC Antetli Resmi Vesikalarla KDV’li Fuhuş Yapılmasına Karşı Çıkmayan Vesikalı Çağdaşlar'
...
Aşağıda anlatacaklarımın hepsi gerçektir, olmuştur; şahitlerle, delillerle sabittir. Yakın tarihimizde başörtüsü karşıtları neler yapmışlardı?
(1) Okullara, üniversitelere (bilhassa İmam-Hatiplere, İlâhiyat Fakültelerine) heyetler göndererek, Müslüman kızların saçlarını çekiştirmişlerdi. Peruk takıyorlar mı anlamak için...
(2) İstanbul Üniversitesi’nde ikna/işkence odaları hazırlamışlar, buralarda başörtüsü takmakta direnen Müslüman kızları Gestapo metodlarıyla sorguluyor ve beyinlerini yıkayarak onları vazgeçirmeye çalışıyorlardı.
(3) Yüz binlerce Müslüman kızın okumasına engel olmuşlardı.
(4) Başörtüsü konusunda medyada sürekli olarak terör fırtınaları estiriyorlardı.
"KDV'Lİ FUHUŞA KARŞI ÇIKSINLAR"
Ülkemizde üniversiteye başörtüleriyle gitmek isteyen kızlar, kendi hür iradeleriyle, kendi istekleriyle, kendi arzularıyla örtünmüşlerdir. Dışarıdan herhangi bir baskı yoktur. Birtakım ilerici, çağdaş, dinden kopmuş adamlar ve kadınlar başörtüsünü bir tür kölelik olarak göstermeye çalışıyor.
Ne kadar yanlış ve ters bir yorum. Asıl kölelik kadınları seks âleti ve vasıtası yapmaktır. Onlar, üzerinde TC antetli resmî vesikalarla yasal olarak fahişelik yaptırılan kadınları, bu kölelikten kurtarmak için çalışsalar ya... Devletimiz, kadınları fahişe olarak çalıştırtmayacağına dair uluslararası bir sözleşmeye imza koymuştur. Yoksa onlar resmî “vesikalarla” fahişelik yapmayı özgürlük ve çağdaşlık olarak mı görüyor?
"EN BÜYÜK DEVRİM MASON LOCALARININ KAPATILMASIYDI"
Atatürk’ün bence en büyük devrimi Mason localarını 1935’te kapattırmış olmasıdır. Atatürkçü Masonlar nedense bu devrimden hiç bahs etmezler. Atatürk’ün ölümünden sonra 1947’te Mason localarının tekrar açılması, Atatürk’e ve devrimlerine yapılmış en büyük ihanettir.
EN BÜYÜK İKİ KORKU
Hür ve demokrat bir ülkede din propagandası yapmak serbesttir. Bizde dinsizler iki şeyden çok korkuyor:
Birincisi: Müslüman halkın namaz kılması.
İkincisi: Kadın ve kızların tesettüre girmesi.
Bu iki gelişmeyi medya terörüyle, antidemokratik baskılarla, tehditlerle, yalan ve demagoji ile darbe tehditleriyle frenlemeye çalışıyorlar. Böyle yaparken de iç barışı, toplumsal uzlaşmayı, demokrasiyi, insan haklarını, huzuru, ülkenin bütünlüğünü ve selametini dinamitliyorlar.
Onlar dinsizliğe, densizliğe, donsuzluğa, vesikalı resmî, KDV’li makbuzlu fuhşa açık; dindarlığa, din hürriyetine, demokrasiye, dinin gereği tesettüre kapalıdır.
Bu kötü, haksız, yanlış gidişleriyle inşaallah Türkiye’yi çıkmaz sokaklara, dar boğazlara sokmazlar.
Bu halleriyle ve tutumlarıyla onlara vesikalı çağdaşlar demek caiz midir?





Konu: s.a
kalpler imanla, gönüller huzurla dolsun. saadetler hepimizin olsun. ne kurulan bağlar bozulsun, nede dostlar unutulsun hayırlı günler dilerim...
......... ) ` - . .> ' `( .........
........ / . . . .`\ . . \ ........
........ |. . . . . |. . .| .......
......... \ . . . ./ . ./ .........
........... `=(\ /.=` .............
............. `-;`.-' .............
............... `)| ... , .........
................ || _.-'| .........
............. ,_|| \_,/ ...........
....... , ..... \|| .' ............
....... |\ |\ ,. ||/ ..............
.... ,..\` | /|.,|Y\, .............
..... '-...'-._..\||/ .............
......... >_.-`Y| .................
.............. ,_|| ...............
................ \|| ..............
................. || ..............
................. || ..............
................. |/ ..............
Bağlantı »
Konu: cumanız mübarek olsun
Hz. Ebû Bekir (r.a.)'in tavsiyeleri
Kendisine bu fazîlete nasıl erdiği sorulduğunda verdiği cevap, tasavvufî telakkîdeki ruhî yükseliş,
ahlakî olgunluk ve manevî kemale erişin esaslarını oluşturmaktadır. Buyurur ki:
- Bu fazîlete beş şeyle erdim:
1. İnsanları iki grup olarak gördüm. Bunlardan bir grubu talib-i dünyadır; dünyanın peşinden koşmaktadır.
Bir grubu da talib-i ukbadır; ahiret endişesi taşımaktadır. Ben ise ne talib-i dünya, ne de talib-i ukba oldum.
Talib-i Mevla olmayı tercih ettim. Rabbımın rızasına ermeyi herşeyin üstünde tuttum.
2. Müslüman olduğum günden beri ma'rifet-i ilahiyye ile meşguliyetin ve onun bana verdiği hazz sebebiyle
dünya nimetlerine meyletmedim ve doyasıya yemek yemedim.
3. Yüce yaratıcımın muhabbetinin bana verdiği manevî zevk sebebiyle, ateş-i aşk hararetini
söndürmemek için kanasıya su içmedim.
4. Dünya ameliyle ahiret ameli karşılaştığında daima ahiret amelini dünya ameline tercih ettim.
5. Rasülullah (s.a.)'in sohbetine çok sıkı bir şekilde devam ettim. Daima O' nunla birlikte bulunmaya gayret ettim.
Hicrette arkadaşı, mağarada yoldaşı ve daima sırdaşı oldum.
Vakt-i şerif, Cuma, ömür ve şahsiyetlerimiz,
ahir ve akibet, zahir ve batınlarımız hayrola,
Aşkullah, Muhabbettullah, Marifetullah,
Şevkullah ve Zikrullah gönüllere nakşola efendim
sağlıcakla kalınız efendim.
Bağlantı »
Konu: s.a
Ey kardeşler gelin Hakk'a bugün devran bizim oldu
Koşun aşka koşun aşka bugün devran bizim oldu
Bela aşktır deva aşktır güzel cana seza aşktır,
Ol canana dua aşktır bugün devran bizim oldu
Ağyar seven gülmez imiş aşka eren ölmez imiş
Yardan gayri bilmez imiş bugün devran bizim oldu
Ol dost için ikrar verdik kulluğunda karar kıldık
Aşk ülkesinde yakıldık bugün devran bizim oldu
Bir mürşide ikrar vardır bir özge hayata erdik
Hoş kokulu güller derdik bugün devran bizim oldu
Günleriniz hayırlı ömrünüz bereketli olsun
Bağlantı »